ÇOCUĞUN AİLE İLE OLAN İLİŞKİLERİ

                             ÇOCUĞUN AİLE İLE OLAN İLİŞKİLERİ

Anne baba çocuk ilişkilerini,içinde yaşanan toplumun etkisi belirler.Türk ailesi ve sistemine bakıldığında genelde otoriter,kısıtlayıcı,aşırı koruyucu ve kontrol edici yapının öne çıktığı görülür.Çocukların saygılı,baş eğici,pasif,uysal kişilik yapısıyla biçimlendiği kurallarla uygun davranışlar ödüllendirilirken, aktif, sorgulayıcı, atılgan davranışların cezalandırıldığı görülmektedir.Başka bir deyişle toplumuzda çoğunlukla pasif ve söz dinleyen çocuklar anne-babayla olumlu ilişkiler içine girmekte,kendi görüşlerini ifade edebilen ektif ve girişken çocuklar ise çatışma kaynağı olmaktadır.Bu zamanla öylesi bir hale dönüşür ki çocuk-aile ilişkisi kazanma kaybetme gibi bir güç gösterisine dönüşür.Böylece bazen ebeveynler baskın çıkarak çocuk kaybeder yada çocuk baskın çıkarak anne babasına kaybettirir.Bu yöntemlerin her ikisi de son derece sağlıksız sonuçlar doğurur.En güzel ve sağlıklı çözüm ,içinde kaybeden tarafın olmadığı  bir yöntem üretebilmektir.İhtiyaçlar karşılıklı dile getirilmeli ve sorun iki tarafın kabul edebileceği şekilde çözümlenmelidir.Burada önemli olan tarafların kendi ihtiyaç ve haklarını gözetmesi kadar,karşındakinin ihtiyaç ve haklarına da saygı göstermesidir.Yeni bir uzlaşı noktasında birleşmektedir.

Anne babalar çocuk eğitirken genelde üç grupta toplanabilecek davranışlar sergilerler.Bunlardan ilki "Denetleyici Yaklaşım"dır .Burada anne-baba davranışlarının ortak yönü çocuğun tutum ve davranışını değiştirme yaklaşımıdır.Bunu yaparken de tehdit ve şiddet kullandıkları gibi sevgiyi esirgeme,küsme ya da aşağılama gibi tepkiler gösterirler.Bu aşamada çocuk,hangi davranışın hangi tepkiyi alacağı konusunda bir fikre sahip değildir.Çocuk korku temelinde büyüdüğü için korkutulmuş sindirilmiş yada isyankar bir birey olur.Bazaen her ikisi bir arada bulunabilir.

Diğer bir yaklaşım tarzı "Destekleyici Yaklaşım"dır.Burada çocuğa yakın ilgi gösterilir(hatta sözle ve ya dokunarak belirtilir),onunla ortak faaliyetlerde bulunulur ve en önemlisi çocuğun benliği onaylanır.Böylece çocukta sağlıklı bir psiko sosyal gelişim yaşanır ve ebeveynlerin beklentilerine daha olumlu cevap verir.Çünkü çocuk ailesi tarafından olduğu gibi kabullenip,sevilmiş ve desteklenmiştir.

Üçüncü yaklaşım ise "Pasif Yaklaşım"dır ki burada aile çocuğun etkinlikleri karşısında son derece ilgisiz ve kayıtsızdır.Böylesi ailede yetişen çocukların öğretmen ve arkadaşlarına karşı olumsuz davranışlar sergiledikleği ve eşyalara zarar verdiği gözlemlenmiştir.ailelerin aklında bulundurması gereken en önemli unsur,çocuk bireysel özellikleri ve kapasitesine göre beklenti düzeyi geliştirmektedir.

Çocuk eğitiminde aile öyle bir yerde durmalıdır ki çocuk her an anne -babanın yanında olduğunu bilerek destek bulsun,hem de onları hiç görmeyerek özgür hissetsin.

Yorum Yaz